23 Mart 2010 Salı

Cemiyette Pişiyorum - Gripin

Gripin
ağaca çıktı seksomanyak, ağzında roş cepte kanyak
üstüne bir sigara yak, dizde çorap, yalınayak!
götünde cep telefonu, hiç durmadan arar onu
aloo! benden selam söyle, torbacının amcaoğlu
gripin geldi, senden daha güzeldi
herkes bindi oğlum, peşimi bırak
hatırlamasan da sendin son durak.

Cemiyette pişiyorum'un en sevdiğim parçası sizinle paylaşmak istedim (:

22 Mart 2010 Pazartesi

Sen ve Ben gibi.


En son gördüğüm rüya
En son yazdığım şarkı

Hepsini sana anlatamazsam
Hepsini sana söyleyemezsem
Hepsini seninle paylaşamazsam
Eğer sen duymazsan

Yarım kalırlar
Yetim kalırlar
Küskün kalırlar
Aynı sen ve ben gibi

Sen ben bitmeyen şiir
Sen ben bitmeyen şarkı

Boynunun omzunla buluştuğu
Hem serin hem ılık çukurdan
Yavaş yavaş yudum yudum su içtim
Sonra kayboldum

Bazı aşklar
Yarım kalırlar
Yetim kal
ırlar
Küskün kalırlar
Aynı sen ve ben gibi..



Çok güzel bir parça değil mi? 

Last.fm


Ersin adında bir arkadaşımın önerisi hep karşıma çıkardı parça aramalarında ama anlamazdım, meğerse süper bir siteymiş. Bilgisayardaki playerınızla dinlediğiniz şarkıları kendi veritabanında tutuyor, yayınlıyor ve böylelikle aynı muzik tarzından hoşlanan insanları bir araya getiriyor, daha fazla aynı tarzda alternatif gruplar tanımanıza yardımcı oluyor.

Süper bir site kaçırmayın hemen üye olun derim.

21 Mart 2010 Pazar

Bakın bakın ne buldum.

Deviantart'ta geziniyordum yine toprak gökyüzü ve güneşin içinde buldugu bir fotoğraf çok seviyorum.
Umarım bir gün bu tarz bir fotoğraf cekmek ve cekilmek nasip olur.

16 Mart 2010 Salı

Buca

Tanrım Buca'yı ve insanlarını tebrik ediyorum tam 251 kişinin blogger'ı var.


Ben Bir Kahvekolik'im.

Evet evet ben tam bir kahve bağımlısıyım. Buna bügün karar verdim, örneklemek gerekirse sürekli ilaç tedavisi görmek zorunda olan bir hasta gibi benimde sürekli kahveye ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Bu öyle birşey ki size sadece anlatmama yardımcı olabilicek en iyi kelimeleri söylerek içimde olan hissin yanlızca bir yansımasını analatabiliceği mi düşünüyorum. Neyse hislerimi anlatmaya başlıyorum umarım sonuna kadar okuyan biri olur.

Sabah kalkarım yüzümü yıkar ve mutfağa gidip kettle'a basarım artık daha az sigara içiyorum fakat günün ilk kahvesini içme heycanı içerisindeyken ister istemez stres altında olabiliyorum bu yüzden bir sigara yakarım ve suyun kaynamasını beklerim. Su kaynar standartım 3 tatlı kaşığı Nescafe Gold, bir küp şeker, çok az süt (süt tozunu tercih etmem) ve kaynamış suyumu ilave ederim. Aldığım ilk yudumdan itibaren gün benim için başlamıştır..

Kahvaltı yapmasını sevmem, şöyle sevmem ya çok özenli bir sofra hazırlarım yada birşey yemeyip güne nescafeyle devam ederim. Öğlen olur bir nescafe daha, canım sıkılır, moralim bozulur, yanlız kalırım, uykum gelir ve benzeri bütün bu tarz durumlarda tek sarıldığım şey vardır oda kahve bardağım. Bardaktan konu açılmışken dediğim gibi ben bir kahve bağımlısıyım benim için kahvenin kalitesi kadar içtiğim bardağın kaliteside önemlidir. Size şöyle izah edeyim geçenlerde anneannemlerde kaldım sabah uyandım kahve içeceğim anneannemde çok özen gösterir bana nede olsa ilk torunuyum çok güzel bir kahvaltı hazırlamış kahve içeceğimi söyledim kahvaltıdan sonra içmemi istedi kıramadım bu kadar ayrıntılı anlatıyorum çünkü gerçekten kahvesiz başlıyamam yani kahvaltı dahi edemem. Her neyse kahvaltımı yaptım kahvem için bardak arıyorum yok ya küçük ya cam ya kup'u yok delirdim hemen çıktım evden japon pazarına çin pazarına ne kadar bardak bulabiliceğim yer varsa gittim ve istediğim standart'ta bardağı buldum koyu tonlarda orta kalınlıkta geniş uzun porselen ve kupu olan bir bardak tanrım daha ne isterimki hemen o bardağı aldım ve anneanneme geri döndüm nescafemi yaptım ve keyifle içtim. 

Biliyorum sadece kahve için bu kadar uzun bir yazı yazmam gereksiz gelebilir size fakat bunu bir bağımlının bağımlı olduğu nesneye beslediği tutku olarak görün. Kahve dostumdur, tutkumdur, geceleri bir başka bağımlılığım olan yabancı dizilerde yanımda benimle birlikte oturup, izleyen arkadaşımdır. 

Neyse çok uzattım herkese iyi geceler bir kahve daha yapıp "Dexter" adında yabancı polisiye türündeki diziye kaldığım yerden devam etmek istiyorum. 

Sonuna kadar okuduğunuz için teşekkür ederim saygılar Peta.

Facebook ve MSN



Bugün ne çok yazdım böyle ama evde yanlızım ve yapıcak birşey yok bu yüzden bu konuyla ilgili tüm düşüncelerimide paylaşmak istedim. Sizde biliyorsunuz ki günümüz teknoloji çağı ve en önemli getirisi "Internet" peki  güzel ama nedir internet ne için kullanırsınız ? Ödev, Paylaşım, Video, Haber, Oyun, Bilgi vb. şeyler için mi ? 
Biliyormusunuz ? hayır. Çoğunuz için hayır, peki neden ? Cevabı basit : Facebook ve MSN.

Öylelerini gördüm ki bırakın interneti, bilgisayarı sadece Facebook ve MSN'den ibaret olduğunu düşünüyorlar. Çok insan, çok kız, çok erkek, çok ilişki, çok dedikodu ve daha çok yanlızlık..

Benim düşüncem Facebook ve MSN bağımlıları sosyal değil aksine tam bir asosyal haksızmıyım? Düşünsenize sadece Facebook ve MSN'den arkadaşlıklar saatlerce konuşmalar sizcede aslında bu konuşmaların her saniyesi iletişimi öldüren birer zehir değil mi? Yoksa sadece ben mi böyle düşünüyorum? Daha fazla yazmak isterdim fakat bu konu beni ilgilendirmez, sadece görüş bildirdim kendini Facebook ve MSN sayesinde sosyal ve popüler arkadaş çevresi geniş hissedenler sadece oturup düşünün şuan yanınızda biri var mı? yada yanınıza çağırabiliceğiniz kaç kişi var (:

Neyseee uzatmıyorum okuyan herkese sevgiler saygılar Peta.

Power Rangers



Çoçukluğumun belkide o dönemlerdeki en fantastik bilim kurgu içerikli çoçuklara yönelik yapılmış dizisi ne çok meraklısıydım. Bizim evde "Power Rangers Saati" diye bir saat dilimi vardı. Başladığında televizyonu ele geçirip tüm ödevleri bi kenara koyup baştan sona reklamlar dahil olmak üzere nefessiz izlerdim. Bende birgün böyle olucam ümidiyle 2 yıl yaşamadım desem yalan söylemiş olurum. Eminimki en az benim kadar fanatikleri vardı bu dizinin bu yüzden küçük bir flashback yapmak istedim ne çok severdiniz dimi ?


Size internetten rastgele bulduğum ve hatırlamadığım bir bölümünü paylaşıyorum iyi seyirler (:


Psychedelic Trance

Ne de çok sevdim bu müzik türünü kullanan bir grubu dinlediğimde ne kadar da bağlayıcı bir sanat en iyiside bana "Infected Mushroom" u kazandırması tanrım ne hoş sizinle paylaşmak istiyorum bir şarkısını..





14 Mart 2010 Pazar

Modracana

Merhaba Modracan sayende 3 yıllık bir hesabımı aktifleştirme olanağı buldum sana sevgilerimi arz eder ve çok içten teşşekkürlerimi sunarım.

Hoşçakal (:
Facebook Hesabım İçin Tıkla. Myspace Hesabım İçin Tıkla.